5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLANDI

     
 

            5 Haziran Dünya Çevre  Günü olması sebebiyle her yıl olduğu gibi bu yılda ÇEVRE GÜNÜ ilimizde kutlandı.  İlimiz cadde ve sokakları Çevre ve Çevre  sevgisiyle ilgili pankartlarla donatıldı. Kutlamaya Atatürk Anıtına Çelenk konularak başlandı. Çevre Günü etkinliklerine çeşitli okul öğrencilerinin kurum amirlerinin katılımıyla gerçekleşen Çevre Yürüyüşüyle başlandı. Kutlama Programı Atatürk Kültür Merkezinde yapıldı. Kutlamada programında İl Müdürümüz Sayın Necdet DEMİR, Çankırı Belediye Başkanı Sayın İrfan DİNÇ ve Çankırı Valisi Sayın Ali Haydar ÖNER günün anlam ve önemini içeren konuşmasında;

 

1972'de Stockholm'de toplanan Birleşmiş milletler çevre konferansı'nın ilk günü olan 05 Haziran, Birleşmiş Milletler tarafından "Dünya Çevre Günü" olarak ilan edilmiştir. O günden beri dünya milletleri tarafından Dünya Çevre Günü değişik etkinliklerle kutlanmaktadır.

 

Uzun yıllar çevre ile uyumlu bir yaşam sürdüren insanlar hızlı sanayileşme ile beraber çevrenin hızla kirlenmesi ve bozulması tehlikesiyle karşı karşıya kalmış ve tehlikenin boyutlarını son 35 yıl içerisinde fark edebilmiştir.

 

 

 

       Bu gün 6 milyar civarında olan dünya nüfusuna yaklaşık her gün 250.000, her yıl 93 milyon kişi katılmaktadır. Bu koşullarda hızla artan dünya nüfusunun doğal kaynaklar üzerine ne kadar büyük bir baskı oluşturduğunu tahmin etmek zor değildir. Nüfusun kırsal ve kentsel bölgelerde dağılımı da çevre koşullarını etkilemektedir. Hava, su ve toprak kirliliği ile ilk kez nüfusun yoğun olduğu kentlerde ve endüstri merkezlerinde karşılaşılmış ve bu kirliliğin hızla dünyaya yayılması çevrenin bozulmasına neden olmuştur. Doğal çevrenin tahribi bir süre sonra insanların beslenme, enerji ve ham madde gibi ekonomik kaynaklarını tehdit etmeye başlamış ve çevre kaygısı taşımadan yürütülen sanayileşmenin çevreyi yok ettiği anlaşılmıştır.

 
 

Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan, hızlı nüfus artışı ve kentleşme sürecini yaşayan toplumlarda ahlak kuralları, sosyal ilişkiler ve değer yargıları hızla değişmektedir. Böyle toplumlarda insanlar diğerlerinin olumlu bir sosyal davranışa uyacağından kuşku duymakta ve kendi çıkarını Ön plana almaktadır.
         20. yüzyılın sonuna doğru yaşanan şoklar, çevre kirliliğinin sınır tanımaması, diğer yandan iletişim araçlarının çok hızlı gelişmesi sonucu, dünyanın bir ucundaki olayın diğer ucunda çok kısa sürede duyulması bütün dünyada Önemli bir çevre duyarlılığının oluşmasına neden olmuştur. İnsanlar artık bir yandan kendi dar çevresinin kirlenmemesi ve bozulmaması için mücadele ederken, diğer yandan dünya ölçeğinde sonuçlar doğuran çevreyi bozucu faaliyetlere karşı çıkmaktadır. Çünkü artık insanlar; dünya ölçeğinde, ormansızlaşmadan, çölleşmeden, kirlenmeden, çevrenin bozulmasından, bitki ve hayvan türlerinin kaybından, yağış düzeninin değişmesinden, asit yağmurlarından, ozan tabakasının delinmesinden dünyada yaşayan herkesin özellikle de yoksul ülkelerin zarar gördüğünü bilmektedirler.

 

Çevre sorunlarının artmasına paralel olarak çevre koruma gayretleri de artmaya başlamıştır. Bütün dünyada çevrenin korunması, geliştirilmesi ve iyileştirilmesi üzerinde çalışmalar yapılmakta, konferanslar düzenlenmekte kararlar alınmaktadır. Örneğin, Kyoto sözleşmesine göre bütün dünyada sera gazı etkisi yapan karbondioksit, karbon monoksit, metan, azotoksitler ve kloroflorokarbonların belli oranlarda azaltılması gerekirken ABD gibi bazı ülkeler buna uymadığı gibi zararlı gazların salımını artırmaktadırlar. Ülkemiz de bugüne kadar Kyoto Sözleşmesini imzalamamıştır. Ancak son zamanlarda özellikle Avrupa Birliği Entegrasyonu kapsamında yapılan değerlendirmelerin  de etkisiyle sözleşmenin en kısa zamanda imzalanabileceği yetkililer tarafından yapılan değerlendirmelerden anlaşılmaktadır.
        Toplumun tüm kesimlerinin çevre konusunda bilgilendirilmesi ve
bilinçlendirilmesi, duyarlı ve olumlu davranış değişikliklerinin kazandırılması, doğal çevrenin korunması, doğanın tahrip edilmeden kullanılması ve tahribe uğramış çevrenin yeniden kazanılmasının temelinde eğitim yatar. Çevre eğitiminin düzenli, tutarlı ve sürekli biçimde uygulanması gerekmektedir. Ayrıca çevrenin korunması ve geliştirilmesi için mevcut sivil toplum örgütleri üzerine düşeni yapmak, çevre ile ilgilenen yeni sivil toplum örgütleri kurulmak zorundadır.

 

Anayasamızın 56. maddesinin 1. ve 2ıkrasında "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi Geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini Önlemek devletin ve vatandaşların ödevidir." Diyerek çevre konusunda hem devlete hem de vatandaşlara sorumluluk vermiş bulunmaktadır.
       Anayasa ve yasalarımızın getirdiği yükümlülüklerle birlikte temel çevre
sorunlarının çözülmesi için;

1   -   Doğal kaynaklardan taşıma kapasitesine göre yararlanılmalıdır.

2   -  Çevre eğitimi, çevre ahlakı yaygınlaştırılmalıdır.

3  -   Hızlı nüfus artışı durdurulmalı, yasal düzenlemeler uygulanmalıdır.

4  -   Doğal kaynakları koruyan modern teknolojiler kullanılmalıdır.

5  -   Sanayi tesisleri verimli tarım alanlarından uzağa ve canlı yaşamın az olduğu yerlere kurulmalıdır.

6  -   Canlıların doğal yaşam ortamları değiştirilmemelidir.

7  -   Kullanılabilir su kaynakları korunmalı asit yağmurlarının oluşumu engellenmelidir.

8 – Enerji tasarrufu yapılmalı fosil yakıtlar yerine yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmalıdır.

9  -  Geri dönüşümü yapılan ürünlerin kullanılmasına özen gösterilmelidir.

10 - Ormanlar korunmalı ve iyileştirilmeli, yeni orman alanları tesis edilmelidir.

 

 

     Kısaca, tüketim ve yararlanmayı esas alan bir uygarlık anlayışı yerine koruyucu, paylaşmayı esas alan yeni bir "İnsan uygarlığı" anlayışı yaratılmalıdır. Unutmayalım ki Dünya atalarımızın bize bıraktığı miras değil, çocuklarımızın bir emanetidir.

Çevrenin iyileştirilmesi ve çevre hizmetlerinin geliştirilmesinde geldiği günden beri bizlere desteğini esirgemeyen başta Sayın Valimiz Ali Haydar ÖNER’e ve bu günün kutlanmasında tüm emeği geçenlere ve siz değerli katılımcılara teşekkür eder sagılar sunarım.  05 HAZİRAN 2008

 

 

                                                                   Necdet DEMİR
                                                                               İl Müdürü

 

         Daha sonra Şehit Yahya COŞKUNER  İlkögretim Okulu Öğrencileri tarafından hazırlanan "Küçük Parkın Öyküsü" konulu Tiyatro gösterisi beğeniyle izlendi.

 
         Gösterinin ardından düzenlenen Şiir, Kompozisyon ve Resim yapışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri verilerek, birinci olan Şiir ve Kompozisyonlar okutuldu.

       Dereceye giren okul ve öğrenciler;

Şiir Yarışmasında;

1.Dr. Refik Saydam İlk Öğretim Okulu NESLİHAN DAĞDAŞ 8/D 775.

2.T.O.B.B.  İlk Öğretim Okulu ŞEYMA KÖMÜRCÜ 7/C 1248

3.Ş. Yahya Coşkuner.İlk Öğretim Okulu DÖNDÜ İSAKOCA  7/C 537.

LİSELER ARASI

1. Kız Meslek Lisesi  NESRİN GÖKTAŞ  10/B

2. Kız Meslek Lisesi  BÜŞRA OKCU  9/D 3112

 

 

 

Kompozisyon Yarışmasında;

1.Dr. Refik Saydam lk Öğretim Okulu ELA KARAAĞAÇ  8/D 1136.

2.Ş. Yahya Coşkuner.lk Öğretim Okulu MUSA İSAKOCA 7/A 540.

LİSELER ARASI

1. Nevzat. Ayaz Anadolu Öğretmen. Lisesi MERVE KANDİŞ  9/C 101.

2. Kız Meslek Lisesi  SÜMEYRA EKİNCİ  10/K.

3.Dr. Refik Saydam lk Öğretim Okulu OKŞAN SARIKAYA  9/C.

 

 

 

Resim Yarışmasında ;

1.T.O.B.B.  İlk Öğretim Okulu YAKUP BAŞBUĞ ERASLAN 8/C 125

2.T.O.B.B.  İlk Öğretim Okulu MURAT KAZANKAYA 7/C 834

3. Ş. Yahya Coşkuner İlk Öğretim Okulu CANSU DİKMEN 7/B 108

LİSELER ARASI

1. Gazi Anadolu Lisesi  MERYEM ÇELEBİ  11 Fen A 29

ð      En Çevreci okul yarışmasında dereceye giren okulların ödüllendirilmesi

1.      Şehit Yahya COŞKUNER İÖO.

2.      İlker TUNCAY İÖO.

3.      İsmet İNÖNÜ İÖO.

 

            Ödül töreninden sonra Sayın Valimiz Ali Haydar ÖNER Şehit Yahya COŞKUNER  İlkögretim Okulu Öğrencilerinin hazırladığı "Küçük Parkın Öyküsü" konulu Tiyatro gösterisi sunan öğrencilerle hatıra fotoğrafı çektirekek programı sona ermiştir.